Etiket arşivi: Özgür yazılım

Ring çoklu aygıt desteğine kavuştu

Ring çoklu aygıt desteğine kavuştu

Başlangıcından beri Ring‘in özellikleri ve kullanıcıları önemli ölçüde arttı. Savoir-faire Linux’un uzman ekibi, yeni olanaklar sunan yeni Bêta 2 sürümünü yayımladı.

Tek hesap, birçok aygıt

Bu yeni dağıtım kullanıcıların yeni bir özellikten yararlanmasını sağlıyor: çoklu bağlantı. Merkezileştirilmiş mesajlaşma sistemlerinde olduğu gibi, Ring şimdi tek bir kullanıcı kimliğiyle çoklu aygıtlara -mobil veya değil- bağlanmaya olanak sağlıyor. Her aygıt aynı kullanıcıya (RingID) bağlı olan kendi kimliklerine sahip.

Bir çağrı aldığınızda bağlı olan her aygıt çalacak, (çağrı) bir kez kabul edildiğinde ya da reddedildiğinde diğerleri kapanacak. Bu çoklu aygıt özelliği tüm elektronik aygıtlarınız arasında akıcılığı artıracak, tıpkı merkezileştirilmiş iletişim sistemlerinde kullandığınız gibi herhangi bir aygıtla her an iletişim kurmanızı sağlayacak. Yine de, anımsamakta yarar var ki Ring ayırt edici bir ögeye sahip: dağıtık ve bağımsız ağ.

Göç önemli

Bêta 2 sürümünde sunulan çoklu aygıt özelliği tüm eski sürümlerle uyumsuzluk yapacak. Bêta 2’ye bir kez yükseltildiğinde kullanıcılar başka bir sisteme bağlanacak, bu nedenle beta 1 ve 2 kullanıcıları birbirleriyle iletişim kuramayacak.

Bu uyumsuzluk kullanıcıların yeni sürüme göç etmesini gerektiriyor, basitçe Ring’e giriş yapılarak sistem gerekli güncellemeleri çalıştıracak.

Güvenlik uyarısı

İstemci güncellemesi sırasında bir kullanıcı adı ve parola sağlamanız gerekecek.

Hesap parolanız, Ring hesabınıza bağlanmış özel anahtarları içeren arşivi şifrelemek için kullanıldığından önemlidir. Lütfen parolanızın kurtarılamayacağını unutmayın.

Yeni bir aygıt eklerken, bu arşiv ağ üzerinde aktarılacak. Güçlü bir parola seçerek arşivinizle ilgili riskleri en aza indirebilirsiniz.

Lisans: Bu metin CC BY 4.0 lisansı altında dağıtılan “Multidevice is now available on Ring” metninden çevrilmiştir. Özgün metin Savoir-faire Linux tarafından yazılmıştır. Çeviri metni CC BY 4.0 altında lisanslanmıştır.

Paylaşımın geleceği: Pydio ve ownCloud bütünleşiyor

Paylaşımın geleceği: Pydio ve ownCloud bütünleşiyor

Açık kaynak dosya paylaşma çevre-dizgesi1 büyük bir tasarı çeşitliliği barındırıyor, her biri kendi çözümünü tedarik ediyor ve her biri farklı bir yaklaşıma sahip. Dropbox, Google Drive, iCloud ya da OneDrive gibi ticari çözümler yerine açık kaynak bir çözümü seçmenin birçok sebebi var. Bu çözümler verinizi yönetirken endişe etmemenizi sağlıyor ama bazı sınırlamalarla; denetim yetersizliği, varolan altyapıyla bütünleştirme sorunları gibi.

Kullanıcılar için ownCloud ve Pydio gibi birçok dosya paylaşma ve eşzamanlama seçenekleri mevcut.

Pydio

Pydio (Put your data in orbit, Verini yörüngeye oturt) tasarısı büyük ses dosyalarını çalgı takımıyla paylaşmak isteyen müzisyen Charles du Jeu tarafından kuruldu. Pydio çoklu depolama arka uçlarıyla birlikte bir dosya paylaşma ve eşzamanlama çözümüdür, geliştiriciler ve düzen2 yöneticileriyle birlikte tasarlanmıştır. Dünya çapında bir milyondan fazla indirilmiştir ve 27 dile çevrilmiştir.

İlk andan beri açık kaynak olan tasarı doğal olarak SourceForge‘de büyüdü ve şimdi yeni evi GitHub‘da.

Kullanıcı arayüzü Google’nin “Materyal Tasarımı"nı taban alıyor. Kullanıcılar varolan eski dosya altyapısı kullanabilir ya da Pydio’yu bir mülk üstü3 yaklaşımla kurabilir. Web, masaüstü ve taşınabilir uygulamaları kullanarak varlıklarını her yerde yönetebilirler. Yöneticiler için ince taneli erişim izinleri varlıklara erişimi yapılandıran güçlü bir araçtır.

Pydio topluluk sayfasında sizi çabucak hızlandıracak çeşitli kaynaklar bulacaksınız. Pydio web sitesi GitHub’daki Pydio depolarına nasıl katkıda bulunacağınızı açıklıyor. Forum geliştiriciler ve topluluk için bölümler içeriyor.

ownCloud

ownCloud dünya çapında 8 milyon kullanıcıya sahip ve açık kaynak, kişilerin kendi kendini barındırdığı dosya eşzamanlama ve paylaşım teknolojisi. Ana düzlemler için eşzamanlama istemcileri yanısıra WebDAV aracılığıyla bir web arayüzü bulunuyor. ownCloud kolay kullanılan bir arayüze, güçlü yönetici araçlarına ve geniş paylaşma ve iş birliği özelliklerine sahip. Kullanıcıların kendi verileri üzerinde denetimini sağlıyor.

ownCloud’un açık mimarisi bir UPA4 aracılığıyla genişletilebiliyor ve uygulamalar için bir düzlem sunuyor. 300’den fazla uygulama yazıldı, bunlar takvimi, kişileri, postayı, müziği, parolaları, notları ve diğer türden verileri idare eden yetkinlikte. ownCloud güvenlik sağlıyor, bir Raspberry Pi’den petabaytlarca depolamaya sahip kümeye, milyonlarca kullanıcıya kadar uzanıyor. Yüzlerce katkıcıdan oluşan uluslararası topluluk tarafıdan geliştiriliyor.

Birleşmiş paylaşım

Dosya paylaşma takım çalışmasını bir üst düzeye çıkarıyor ve ölçünleme böylesi iş birliği için sağlam bir taban sağlıyor.

Birleşmiş paylaşım, OpenCloudMesh tasarısının yeni bir açık ölçünü, bu doğrultuda bir adım. Diğer şeylerin yanında, Pydio ve ownCloud örneklerindeki gibi bu ölçünü destekleyen sunucular arasında dosya ve dizin paylaşımına izin veriyor.

İlk olarak ownCloud 7’de tanıtıldı, bu sunucudan sunucuya paylaşım özelliği uzak sunuculardan dosya paylaşımlarını bağlamanızı sağlıyor, bulutlarda kendi bulutunuzu oluşturmaya yarıyor. Birleşmiş bulut paylaşımını destekleyen diğer sunuculardaki kullanıcılarla doğrudan paylaşım bağlantısı oluşturabilirsiniz.

Bu yeni UPA’yı uygulamak depolama çözümleri arasında derin bütünleşme sağlarken güvenliği, denetimi ve özgün düzlemlerin özniteliklerini koruma altına alıyor.

"Dosyaları değiş tokuş etme ve paylaşma bugün ve yarın için birinci derecede önemli,” diyor ownCloud kurucusu Frank Karlitschek. “Bu nedenden, bunu birleşmiş ve özeksel veri siloları olmadan dağıtık yoldan yapmak önemli. Birleşmiş paylaşımın en önemli tasarım noktası kullanıcıların güvenliğini ve gizliliğini korurken en kolay ve kusursuz yoldan paylaşımı sağlamasıdır.”

Sırada ne var?

OpenCloudMesh gibi bir girişim Pydio ve ownCloud gibi kurum ve şirketlerin dosya paylaşımında ortaklaşa çalışmasını bu yeni açık ölçün ile geliştirecektir. ownCloud 9 kullanıcı listelerini değiş tokuş edebilen birleşmiş sunucular yeterliliğini tanıtmıştı, böylece kendi sunucunuzdaki kullanıcılarla yaşadığınız kendiliğinden tamamlama deneyimi de aynı kusursuzlukta sağlanıyor. Gelecekte, (birleşmiş!) özeksel yer defteri sunucularına sahip olma fikri diğer birleşmiş bulut kimliklerini aramakta kullanılabilir, böylece bulutlar arası iş birliği yeni bir düzeye taşınabilir.

Girişim şüphesiz büyümekte olan açık teknik topluluğuna katkıda bulunacak, bu toplulukta üyeler kolayca tartışabilir, geliştirip, sağlayıcı-bağımsız olan “OCM paylaşım UPA"sına katkıda bulunabilir. OCM tasarısının tüm öncü eşleri açık UPA tasarım ilkelerine tamamen katkıda bulundu ve diğer açık kaynak dosya paylaşma ve eşzamanlama topluluklarının iştirakine, bağlanmış buluta katılımlarına kapıları açık.

Lisans: Bu metin CC BY-SA 4.0 lisansı altında dağıtılan “The future of sharing: integrating Pydio and ownCloud” metninden çevrilmiştir. Özgün metin ben van ’t ende tarafından yazılmıştır. Çeviri metni CC BY-SA 4.0 altında lisanslanmıştır.


  1. BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980, TDK.gov.tr 

  2. "Sistem” kelimesi yerine Türkçe bir kelime olan “düzen” kelimesini kullanmayı daha uygun buluyorum. 

  3. Mülk üstü yazılım (on-premises software): yazılımı kullanan kişinin ya da işletmenin mülkündeki (binasındaki) bilgisayarlara kurulan ve çalışan yazılımdır. Yazılım sunucu çiftliği veya bulut gibi uzak bir işletmede değildir. Wikipedia 

  4. Uygulama programlama arayüzü

GNU/kWindows

Son zamanlarda benzersiz bir karışım hakkında çok konuşuluyor: GNUtamamıyla özgür işletim düzeni— ve Microsoft Windows —özgürlüğü reddeden, kullanıcıyı denetleyen, gözetim düzeni. Ayrıca ortalıkta çok fazla yanlış bilgi var. Düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

Bu konuyu tartışmadan önce bazı terimleri açıklığa kavuşturmamız gerekiyor: Kullanıcılar “Linux” işletim düzeni hakkında konuştuklarında aslında Linux çekirdeği eklenmiş GNU işletim düzenine atıfta bulunurlar; biz buna GNU/Linux (ya da GNU+Linux) işletim düzeni diyoruz. Çeşitli biçimlerde GNU işletim düzenini kullanıyorsanız komut satırından tanıdık gelecek bir çok yazılım GNU yazılımıdır: bash, (g)awk, grep, ls, cat, bc, tr, gcc, emacs ve diğerleri. Linux bir çekirdektir ve işletim düzeninin yapmaya çalıştıklarını destekler: işlemleri, hafızayı, dosya düzenlerini ve daha fazlasını yönetir, çekirdeğin çeşitli eylemleri gerçekleştirmesini yöneten düzen çağrılarını sağlar, bu eylemler yeni işlemleri çatallamak ya da hafızayı tahsis etmek gibidir. Bu önemli bir ayrımdır —tüm bu yazılımı “Linux” olarak adlandırmak hatalı olduğu gibi tamamıyla özgür Unix ikamesi olan GNU tasarısını göz ardı etmektedir.

İsimlendirme sorunu oldukça yaygındır, GNU/Linux işletim düzeni kullanıyor olsa bile çoğu kullanıcı GNU’nun ne olduğunu bilmemektedir. Son olarak GNU Bash’tan “Linux Bash” olarak bahseden makale okudum; bu adeta GNU tasarısına, 26 yıldır Unix-benzeri düzenlerde (Apple’ın sahipli Mac OS X’i dahil) en geniş kullanıma sahip kabuğu yazan tüm yazarlara atılan bir tokattır.

GNU çoğunlukla Linux çekirdeğiyle kullanılmaktadır ama durum her zaman böyle değildir. Örneğin GNU kendi çekirdeği Hurd ile çalışabilir (GNU/Hurd). BSD çekirdeği olan bir düzende çalışabilir (örn. GNU/kFreeBSD). Ama bugün bir ay önce bile duymayı beklemeyeceğiniz birşeyden bahsetmek istiyorum: GNU ve Windows çekirdeği. Bu karışım GNU/kWindows (GNU ile Windows çekirdeği) olarak atfedildi.[1]

Anlaşılana göre Microsoft ve Canonical Linux düzen çağrılarını Windows’un anlayabileceği türe çeviren bir uyumluluk katmanı, altdüzen yazmak için birlikte çalışıyor. Yani, Linux çekirdekli bir düzen için derlenmiş yazılım çağrı çevirme ile Windows üzerinde çalışacak. Bir çok makale bu düzeni “Windows üzerinde Ubuntu” ya da “Windows üzerinde Linux” olarak adlandırıyor. Yanılgı şu ki bu düzen Linux çekirdeğini kapsamıyor, GNU işletim düzeninin Linux yerine Windows’un çekirdeğiyle çalıştığına tanıklık ediyoruz.

Bu Microsoft için yadsınamaz bir teknik yarardır: Windows kullacıları GNU/Linux’tan ya da Apple’ın özgürlüğü reddeden Mac OS X’i gibi diğer Unix benzeri düzenlerden tanımış olabileceği ortamlarda geliştirme yapmak istiyor. Fakat bunun hakkında düşününce önemli bir kavramı göz ardı ettiğini anlıyoruz:

Kullanıcılar bir işletim düzeni adı olarak “Linux"tan bahsettiklerinde GNU hakkında konuşmaktan kaçınıyor. Ve GNU’dan bahsedilmesinden kaçınarak ayrıca GNU’nun üzerinde kurulduğu temel ilkeleri tartışmaktan kaçınmış oluyorlar, bu ilkeler tüm kullanıcıların yazılımdan dört ana özgürlüğü temin etmesi fikridir: yazılımı her amaç için kullanabilmek, yazılımı anlayabilmek ve ihtiyaca göre düzenleyebilmek (ya da sizin için bunu başkasının yapabilmesi), yazılımı diğerleriyle paylaşabilmek, değişikliklerinizi başkalarıyla paylaşabilmek. Bu dört özgürlüğe saygılı yazılımlara özgür yazılım diyoruz.

Özgür yazılım gerçekten önemlidir, saldırıya açık olan kullanıcıların geliştirme esnasında (yazılım geliştiricilerin ya da şirketlerin değil) kendisinin denetimini temin eder. Kullanıcının bu dört özgürlüğünü ihmal eden herhangi bir yazılım özgür olmayan (ya da sahipli), özgürlüğü reddeden yazılımdır.  Bunun anlamı herhangi bir özgür olmayan yazılımın yeteneği ve verimi önemsizdir, benzer görevi yerine getiren özgür yazılımdan daima aşağıda olacaktır.

Herkes özgürlükten ya da özgür yazılım felsefesinden konuşmak istemez. Bu anlaşmazlık "açık kaynak” geliştirme yöntembiliminde sonuçlanmıştır, özgür yazılımın faydalarını gerekli fikirsel hususları tartışmadan şirketlere satmaktadır. “Açık kaynak” felsefesinde eğer özgür olmayan bir yazılım daha iyi özelliklere ve verime sahipse o kesinlikle daha iyidir, çünkü “açık kaynak” geliştirme yöntembiliminden üstün gelmiştir, özgür olmayan yazılım her zaman kötü bir şey olarak sayılmaz.

Tüm bunları bir araya getirelim: GNU adında özgür bir işletim düzenine sahibiz. Genellikle Linux çekirdeğiyle birlikte kullanılıyor ve ikisi birlikte GNU/Linux işletim düzeni olarak adlandırılıyor. Ama şimdi GNU/Linux’u alıp Linux’u kaldırıp ve onun yerine Windows çekirdeğini eklediğimiz bir duruma sahibiz, kar sağlayan GNU/kWindows. GNU kullanıcı özgürlüklerine değer verir. Windows ise tam tersini yapar.

Kullanıcılar neden bunu istiyor? Yani, belki de Mac OSX’te GNU araçlarını istemeleriyle aynı sebeptir, kullanmak istedikleri yazılımları kullanmak istiyorlar ayrıca GNU’da beğendikleri teknik faydaları istiyorlar. “Açık kaynak” felsefesini ele aldığımızda —çünkü eğer bir kullanıcı özgürlüğüne değer veriyorsa GNU/Linux gibi tamamıyla özgür bir işletim düzeni kullanmalıdır. Eğer bir kullanıcı zaten Windows kullanıyorsa GNU yükleyerek bir takım özgürlükler kazanır, artık düzeninde özgürlüklerine değer veren daha fazla yazılıma sahiptir ve bu yüzden böylesi onun için daha iyidir.

Peki ya bugün GNU/Linux kullanıyorsanız? Bu durumda GNU/kWindows düzenine geçmek büyük bir gerileme demektir, bunu yaparken özgürlüklerinizi Microsoft’a teslim etmiş olursunuz. Microsoft’un özgürlüğü reddeden gözetleyici düzeninde ne kadar parlak özellikler tanıttığının bir önemi yok, özgürlüğünüze saygı duyan bir işletim düzeni her zaman birincil tercih olmalıdır. Kullanıcıların GNU’nun sağladığı teknik yararlar için GNU/kWindows düzenine geçmemesi adına elimizden gelenin en iyisini yapacağız.

Birazı gerçek birazı felsefik olmak üzere elimizde bir takım sorunlar var:

İlkin, lütfen GNU/kWindows’u “Windows üzerinde Linux” (bununla ilgili başka bir biçimde) olarak atfetmeyin, yanlış bilgiyi yaymak durumu karıştırmanın ötesinde GNU işletim düzeni üzerinde çalışan binlerce yazarı göz ardı etmektir. “Windows üzerinde Ubuntu” olarak anmazsanız en iyisini yapmış olursunuz, bu tam yanlış bir ifade sayılmaz -Ubuntu’nun dağıttı GNU’yu kullanıyorsunuz- ama hala GNU Tasarısından bahsetmiyor. GNU’dan bahsedersek, kullanıcılar tasarıyla ilgili sorular sorabilir ve belki de kendi kendilerine sonuç ararlar. Özgür yazılım felsefesini okuyacaklar ve umarım sorunları, evvela daha önce farkında olmadıkları sorunları anlamaya başlayacaklar.

İkinci olarak, GNU/kWindows düzeni kullanan birisi gördüğünüzde kibarca nedenini sorun. Onlara sadece bu teknik yetenekleri sağlayan değil ayrıca özgürlüğü sağlayan daha iyi işletim düzeninin olduğunu söyleyin! Özgür yazılımın ne olduğunu söyleyin ve onlarla özgür yazılımı bağdaştırın ve neden önemli olduğunu anlamalarını sağlayın.

GNU’dan yarar sağlayan daha fazla insan görmek iyi ama ne için burada bulunduğumuzu ya da adımızı çok fazla anmadan, kullanıcıları diğer taraftan sahipli gözetim düzenine çekerek, böyle satıldığında mutlu olamayız.

[1] Bu isim Richard Stallman’dan gelmektedir. GNU Tasarısının kurucusudur.

Lisans: Bu metin CC BY-SA 4.0 lisansı altında dağıtılan “GNU/kWindows” metninden tercüme edilmiştir. Özgün metin Mike Gerwitz tarafından yazılmıştır. Tercüme metni CC BY-SA 4.0 altında lisanslanmıştır.